35-45 yaş arası kadın ölümlerinin en sık nedeni olan meme kanseri kadınlarda en fazla görülen kanser türüdür. Meme kanserinin görülme oranı, yaşla birlikte doğru orantıda artmaktadır. Bu nedenle 40 yaş sonrası kadınların düzenli meme muayenesi, mamografi ve her ay kendi kendilerine yapakları kontrol, meme kanserinin erken teşhisine olanak tanımaktadır. Memorial Hizmet Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Kemal Hünerli, Meme kanseri hakkında bilgi verecektir.

Memede ele gelen kitlelerin %90’ı kanser değildir

Her tümör kanser değildir. Tümörler iyi ya da kötü huylu olabilmektedirler. İyi huylu tümörler kanser değildir. Kötü huylu tümörler çoğunlukla çıkarılabilir ve tedavi edilebilir tümörlerdir. Kötü tümörlerin hücreleri yakındaki dokulara ve organlara sıçrayıp zarar verebilmektedir.

Erken tanı ve tedavi hayati önem taşır

Memede ele gelen kitlelerin % 90’ı kanser olmasa da, böyle bir durumda mutlaka bir doktora başvurmak gerekmektedir. Çünkü meme kanserinde erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Meme kanseri kadınların dikkat etmesi gereken bazı değişiklikler yaratabilmektedir. Meme ve meme ucunda farklılık memenin yanında veya koltuk altında bir kitle veya kalınlık hissedilebilmektedir.

Orta ve ileri yaşlarda fibrokistik değişiklikler ele kitle olarak gelebilir

Adet döneminden hemen önce ortaya çıkan ve adetten sonra kaybolan veya boyutça küçülen yumrular genellikle ciddi tablolara işaret etmez. Bu tür değişiklikler bazen fibrokistik değişiklikler olarak yorumlanmaktadır. Menopoz öncesi, kadın hormonları olan östrojen ve progesterona memenin anormal bir aşırı yanıtını yansıttığı düşünülmektedir.

Ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapılmalı

Koltuk altındaki lenf bezleri de memedeki, koldaki (böcek ısırması, kesik, kurdeşen) veya koltuk altındaki günlük değişikliklere yanıt verdiğinden, boyutlarında değişiklik meydana gelebilmektedir. Memede giderek büyüyen bir bölge veya yumru gibi belirtiler varsa, fizik muayene, ultrasonografi ile değerlendirilmesi ve hatta mamografi çekilmesi, ayrıca sıvı veya doku örneği alınarak incelenmesi önerilmektedir.

Anne ve kız kardeş gibi birinci derece akrabasında meme kanseri olanlar dikkat!

Aile hikayesinde meme kanseri olanlar hastalığın oluşması bakımından yüksek risk taşımaktadırlar. Eğer kişinin aile bireylerinde menopoza girmiş, 50 ve daha üstü yaşta meme kanseri teşhisi konmuş olan biri varsa hayat boyu risk sadece %5 artmaktadır. Eğer yakın aile bireylerinden menopoz öncesi ve iki taraflı meme kanseri olan varsa, hayat boyu risk %50'dir. Meme kanseri yaygın olmamakla birlikte erkeklerde de ortaya çıkabilmektedir.

50 yaş üzeri kadınlarda daha sık görülür

Meme başındaki, çeşitli kremler kullanılmasına karşın ortadan kalkmayan, pullu, bazen kaşıntılı döküntüler iyi huylu olabilmektedir. Ancak bunların Paget hastalığı adı verilen, nadir bir meme kanseri türüne bağlı olma olasılıkları da vardır. Memenin Paget hastalığı genellikle bir döküntü ile başlamaktadır. Zamanla, meme başına akan süt kanalları boyunca büyüyebilmektedir. Bu durumda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Yağlı ve işlenmiş gıdalardan kaçının

Kanser tedavisi sırasında ve sonrasında her gün 5 veya daha fazla porsiyon sebze ve meyve yenilmesi gerekmektedir. Beyaz un ve şeker yerine kepekli gıdaları tercih edilmelidir. Sosis, sucuk ve pastırma gibi işlenmiş etlerin tüketilmemesi gerekmektedir. İyi bir diyet ve düzenli egzersiz bir araya geldiğinde, sağlıklı kilonuzu korumanıza ve kendinizi daha enerjik hissetmenize yardımcı olacaktır.

 
 

 
Her kadın için kaçınılmaz bir dönem olan menopoz, günlük yaşama olumsuz etki edebilen ve zor atlatılan bir süreçtir. Sorunsuz bir menopoz dönemi için önlem almaya genç yaşlardan başlanmalıdır.

 
 


Karın ağrısı, kusma, baş ağrısı, halsizlik, sık idrara çıkma… Tüm bu sorunlar, hormonlar ve fizyolojik değişiklikler nedeniyle hamilelik sürecinde en sık karşılaşılan şikayetler arasında yer alıyor. Bunların bir kısmı her insanda görülebilecek doğal belirtiler olabilirken; bazıları ise önemli sorunların habercisi olabiliyor.

 
 


İnfertilite, çiftlerin bir yıl süresince çocuk istemeleri ve korunma yön­temi kullanmadan düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen gebeliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanmaktadır. Üreme çağındaki kadınlarda sigara içme sıklığının %25 olduğu kabul edilmektedir.

 
 

 Sağlığınız veya refahınızla ilgili herhangi bir konuda lütfen önce uygun bir sağlık uzmanına danışın. Sitemizde yer alan makaleler tamamen bilgi amaçlı olup kesinlikle tedavi amaçlı kullanım için tavsiye edilmez, sitede yer alan bilgileri bir sağlık uzmanına danışmadan uygulamanız beklenmedik sonuçlar doğurabilir, saglik.com.tr sitesinde yer alan yorumlar, bilgilerden dolayı hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz, sitede dolaşım yapan kullanıcılar bu uyarıyı kabul etmiş sayılırlar..